GAZETE YAZARI

Enis Berberoğlu’na ihanet görüntülerini servis eden FETÖ’cü kim?

19 Haziran 2017, 04.00

Enis Berberoğlu, Sedat Ergin ve Yavuz Donat'ın, 28 Şubat Süreci'nde CUNTA’nın kontrolünde yazdıkları kurmaca haberler ve yazı dizileriyle tarafıma ‘psikolojik harekat ‘ uyguladıkları gerekçesiyle tanık davacı ve mağdur olarak katıldığım mahkemede kendilerinden davacı olmuştum. 28 Şubat Süreci’nin en kara ve acılı günlerinin yaşandığı demokrasi ve insan haklarının askıya alındığı bir süreçte Berberoğlu Hürriyet Gazetesi’nde kaleme aldığı  ‘Askere meydan okuyan polis şefini tanıyalım’ başlıklı yazısında şeref ve haysiyet cellatlığı yaparak ‘tetikçi gazeteciliğin ‘somut bir örneğini göstermiş, hakkımda kurmaca iddia ve iftiralarda bulunmuştu. Üstelik bu eylemi başkanlık görevime başladıktan tam 7 gün sonra gerçekleştirmiş, ’kendi yarattığı haber kaynağını’  CUNTA’ya yaranmak için gönüllü olarak darbecilere ihbar ettiğini, köşe yazısında övünerek açıklamıştı. Bu süreç sonrasında ETİK gazeteciliği göz ardı ederek darbeye üstün hizmetleri nedeniyle, Hürriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeliği'ne kadar yükseltilmişti. Berberoğlu kısa süre sonra CHP’ye geçti. Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili oldu. Siyasetteki hızlı yükselişi de normal değildi. Parti içinde herhangi bir faaliyeti olmamasına rağmen önseçime girmedi. Görünürde Kılıçdaroğlu kendisine omuz vermişti. Ama arka planda asıl destek kimden geliyordu? Bu destek 28 Şubat sürecinde mi başlamıştı? Berberoğlu, CUNTA’ya  hizmet etmeyi vatan sevgisi ile eş değer tutan darbeci kimliğiyle, başka darbe süreçlerinde veya operasyonlarda kullanılmak için mi Meclise taşınmıştı? Bu soruların yanıtı ve arka planı er geç kısa bir zaman diliminde ortaya çıkacak gibi görünüyor. Zira Berberoğlu’nun arkasındaki illegal asıl gücün FETÖ olduğuna yönelik ciddi iddia ve suçlamalar savcılık iddianamesinde mahkeme kararlarında ve bazı yazarların köşe yazılarında dile getiriliyor. Berberoğlu tutuksuz olarak yargılandığı mahkemenin son duruşmasında, MİT TIR’ları vatana ihanet davasında FETÖ’ye bilerek ve isteyerek yardım etmek, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklamaktan önce müebbet, iyi halden dolayı 25 yıl hapis cezasına mahkum edilmiş ve mahkeme salonunda tutuklanmıştı. Enis Berberoğlu bir yazarın belirttiği gibi hem gazeteci… Hem de siyasi kimlik olarak güç odaklarının kullandığı lekeli bir isim… Ancak Enis Berberoğlu hem gazetecilikte hem de siyasette hızlı bir şekilde yükselmesini örtülü olarak FETÖ’ye borçlu olduğundan, tutuklama sonrası Türkiye’de yaşanan gelişmelere tutuklama dahil ihtiyatla yaklaşmamız gerekir diye düşünüyorum. Zira Can Dündar’a ihanet görüntülerini servis eden kişinin Berberoğlu olduğu biliniyor. Ancak Berberoğlu’na ihanet görüntülerini servis eden kişi veya örgüt ile ilgili soruşturma halen devam ediyor. Can Dündar ihanet görüntülerini kendisine veren kişiyi ‘tutuklandık’ adlı kitabında solcu bir milletvekilinin getirdiğini açıklayarak dolaylı da olsa haber kaynağını ’Berberoğlu’nu’ açık etmişti. Enis Berberoğlu’nun da haber kaynağını gizlemeye yönelik ‘’etik gazetecilik’’ açısından güç odakları karşısındaki zafiyeti ve acizliği malum olduğuna göre, herhalde kısa bir süre sonra ya itirafçı olarak ya da başka bir şekilde ihanet görüntülerini kendisine servis eden FETÖ’cünün kimliğini açıklayacaktır diye düşünüyorum. Zira FETÖ Medyası’nda bu hususta açık bir telaş ve endişe emareleri gösteren haber ve yorumlar yer alıyor. Can Dündar haber kaynağını deşifre ettiği için kıyasıya eleştiriliyor, ancak Berberoğlu ‘gerçek bir gazeteci olarak!‘ gazeteciliğin ilk kuralını uygulayarak haber kaynağını deşifre etmemesi nedeniyle övülüyor. FETÖ Berberoğlu’na bir şekilde güzelleme yaparken diğer taraftan haber kaynağını deşifre etmemesi yönünde dolaylı ikaz ve baskı uyguluyor. Zira Berberoğlu’na ihanet görüntülerini ulaştıran kişinin deşifre edilerek FETÖ’cü olduğunun ortaya çıkması Kılıçdaroğlu’nun, adalet yürüyüşünün de arka planını deşifre edebilecek önemli gelişmelere neden olabileceğinin işaretlerini veriyor.

Zamanlama olarak ikinci bir kalkışmanın başlayacağı iddia edilen 15 Haziran’a denk getirilen adalet yürüyüşü Yenikapı ruhuna karşı 15 Temmuz Kalkışması'nı arka planda destekleyen küresel güçlerin CHP üzerinden yeni bir saldırı başlattıklarını da ortaya koyuyor. FETÖ; Enis Berberoğlu’na MİT TIR'ları üzerinden verilen mahkumiyet kararı, OHAL tutuklamaları, işten atılmaları ve devletten ilişiği kesilen terör örgütü mensuplarına verilen ceza ve yaptırımları istismar ederek, ‘iktidar muhalifleri tasfiye ediyor’ görüntüsü yaratmak için bilhassa yargıda deşifre edilememiş kripto elemanları vasıtasıyla provokatif eylemlere hız vermiş görünüyor. Tutuklamalardan bizzat Erdoğan sorumlu şeklindeki psikolojik harekat söylemleriyle ve kişilik suikastlarıyla Türkiye’de adalet olmadığı algısı iç ve dış kamuoyunun zihinlerine çakılmak isteniyor. FETÖ’nün psikolojik harp söylem ve uygulamalarının tezgahlandığı dış merkezler Pentagon ve NATO. En önemli iç destek ve uygulayıcı ise Kılıçdaroğlu ve CHP. Müşterek hedef ise 2019 yılı seçimlerinde Erdoğan’ı Başkan seçtirmemek.

Bu oyun ve senaryoları bozacak en büyük güç ise devlet-millet olarak bir ve beraber, Yenikapı ve Çanakkale ruhunu korumaktan geçiyor.

SON DAKİKA

#title#

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz. Beni Haberdar Et