GAZETE YAZARI

İhracat şampiyonları ve otomotiv sektörü

19 Haziran 2017, 04.00
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl, 1971 yılında Erzurum’un Çat ilçesinde doğdu. Orta ve Lise öğrenimini Çat Lisesi’nde, Lisans eğitimini 1992 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde dereceyle bitirerek tamamladı. 1994 yılında devlet bursu kazanarak gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde Connecticut Üniversitesi’nden Ekonomi dalında Yüksek Lisans derecesini aldı. Doktora eğitimini 2002 yılında İngiltere’de York Üniversitesi'nde tamamladı. Sonrasına Türkiye’ye dönerek Balıkesir Üniversitesi ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Bu görevinde 2003 yılında Yardımcı Doçent, 2005 yılında Doçent ve 2011 yılında Profesör oldu. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından birçok defa yayın teşvik ödülüne layık görüldü. 2012 yılından itibaren TÜBA Asosiye üyesi olan Karagöl, TÜBİTAK’da Sosyal Bilimler Araştırma Grubu’nda (SOBAG) yürütme kurulu üyesi, Yükseköğretim Kurumu’nda (YÖK) Etik Kurulu Üyesi ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nda (ÜAK) komisyon üyeliği görevlerinde bulundu. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Direktörlüğü yaptı.  Çok sayıda akademik çalışmalarının yanı sıra, Sabah, Star, Yeni Şafak gazetelerinde ve Anlayış dergisinde güncel ekonomik sorunlara ilişkin makaleler yazdı. Halen, Yeni Şafak’ta haftanın iki günü ekonomik analiz ve değerlendirmelerini kapsayan yazılar kaleme almaktadır. Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl evli ve iki kızı vardır.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan İlk 1000 İhracatçı Firma-2016 araştırmasında ilginç tespitler öne çıkıyor.

Bu araştırma sonuçlarına göre;

Türkiye’de en fazla ihracat yapan ilk üç firma otomotiv sektöründe,

Otomotiv sektörü yüzde 27,2 payı ile lider konumunda,

En çok ihracat yapılan ülke Almanya,

1 milyar dolar barajını geçen firma sayısı sadece 10,

2016 yılında gerçekleşen 142 milyar dolar ihracat miktarında aslan payı otomotiv sektörünün. Otomotiv sektörünün toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 16.8.

Bu verilerden anlaşılacağı gibi, otomotiv sektörü ekonomik üretimin çarklarının dönmesinde önemli sektörlerden birisi.

OTOMOTİV SEKTÖRÜ GERÇEĞİ

Otomotiv sektörünün diğer sektörlerle olan güçlü ileri ve geri bağlantıları sayesinde ekonomik büyüme üzerinde çok olumlu etkisi var. Oluşturduğu katma değerle de en önemli sektör olarak öne çıkıyor.

Otomotiv sektörü, yalnızca Türkiye ekonomisini değil, küresel ekonomiyi de sırtlıyor. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) hazırladığı Otomotiv Sektör Raporu’na göre, 2016 yılı itibarıyla 4 trilyon dolar ile dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 5’ini oluşturan otomotiv sektörü, dünyanın en büyük 4. sektörüdür.

Diğer yandan otomotiv sektöründeki gelişim ve ilerleme, diğer sektörlerdeki gelişimi de etkiliyor. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, farklı sektörleri de harekete geçirerek ekonomik büyümenin istikrarlı olmasına katkı sağlıyor. İstihdam artırıcı, teknolojik gelişmeleri hızlandırması ise otomotiv sektörünün gelişiminin süreç içerisindeki getirileri.

Çünkü, sektörün ilerlemesi sürecinde ortaya çıkan aksaklıkların giderilmesi ve ihtiyaçların karşılanması, teknolojik üretimi zorunlu kılıyor. Dolayısıyla dünyada en yüksek miktarda Ar-Ge yapan ülkelerin aynı zamanda otomotiv sektöründe de öncü olmaları tesadüf değildir.

Yani, otomotiv sektörün ekonomide Ar-Ge’yi hızlandıran, böylelikle ülke ekonomisinde yüksek miktarda katma değerli üretime katkı sağlayan ve ekonomide rekabet gücünü artıran önemli bir sektör olduğu açık.

YERLİ OTOMOBİLİN GEREKLİLİĞİ

Türkiye’de 2016 yılında yaklaşık 24 milyar dolar ihracat gerçekleştiren otomotiv sektörünün ekonomiye oluşturduğu katma değer maalesef çok düşük. Ağırlıklı olarak   dışarıdan ithal edilen parçalar ve girdilerle yapılan otomobil üretimi yerine, yerli firmaların süreci tersine döndürerek ihracat yapsaydı, sektörün ülke ekonomisine katkısı daha fazla olurdu.

Ayrıca, otomotiv sektöründe önde gelen firmalar incelendiğinde, ortak bir profil de ortaya çıkıyor. Geçmişte Türkiye’ye büyük ölçüde iç pazara yönelik üretim amacıyla gelen otomotiv markaları, 1996 yılında AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının imzalanması sonrasında, Avrupa ülkelerinin otomobil talebini karşılayacak ihracat odaklı yatırımlar gerçekleştirdiler.

Bu yatırımları, artık kendi otomobil firmamızla ve markamızla gerçekleştirme zamanı geldi. Türkiye’de yerli otomobil üretimi yağabilecek firmaya, hatta firmalarına ihtiyaç var. 

Bu ihtiyaç, yalnızca ekonomik sebepleri yok, aynı zamanda ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdüren Türkiye’nin, yerli otomobil üretimi gibi eksik olduğu alanları doldurması gerekiyor.

YENİ BÜYÜME HİKÂYESİ İÇİN İHRACAT

Türkiye’nin yeni dönemde ekonomik büyümesini artırması için ihracata her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Türkiye yeni dönemde ekonomik büyümesini öncelikli olarak katma değere sahip ürünler ihraç etmeli, Ar-Ge, yenilik, tasarım ve markalaşmaya daha fazla yatırım yapmalı.

Bir taraftan yeni pazarlara erişiminin sağlanması diğer taraftan ise AB ile gelinen noktada Gümrük Birliği Anlaşması'nın yeni gelişmelere ve dinamiklere göre revize edilmesi önem arz ediyor.

Bunun yanı sıra, yatırım ortamının iyileştirilmesi için adımlar atılırken üreticilerin ve  başta da rekabet gücünün güçlendirilmesi için  ihracatçılar için  temel  sorun alanları olan finans  konusunda çözüm sağlayacak adımlar atılmalı.

Özellikle  üretim önündeki maliyetlerin ve yüklerin azaltılması, üretici firmaların daha fazla ihracat yapmasını, dolayısıyla da ekonomik büyümenin hızlanmasını sağlayacaktır.

SON DAKİKA

#title#

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz. Beni Haberdar Et