GAZETE YAZARI

Indo-Pasifik açılımı- II

14 Kasım 2017, 04.00
Hatice Karahan

Hatice Karahan

Doç. Dr. Hatice Karahan, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden onur derecesiyle mezun oldu. Ardından Boğaziçi Üniversitesi’nde İktisat yüksek lisans eğitimini tamamlayarak doktora çalışmalarını yapmak üzere ABD’ye gitti. 2006 yılında Ekonomi doktorasını tamamladığı Syracuse University’de ekonomi dersleri vermenin yanı sıra, Center for Policy Research bünyesinde araştırmacı olarak çalıştı.

Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ders verdi, TÜBİTAK’ta danışmanlık görevi üstlendi. 2014 yılında makroekonomi alanında doçentlik unvanı almaya hak kazandı. TİM, MÜSİAD, İSO ve DEİK gibi iş dünyasının çeşitli kurumlarına ekonomi danışmanlığı yapan Karahan, 2015 yılından bu yana İstanbul Medipol Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nün kurucu başkanlığını yapmaktadır.

2014 yılında Türkiye’nin ilk kapsamlı dış ticaret raporunu kaleme alan Karahan’ın, çok sayıda uluslararası ve ulusal akademik dergi ve kitapta makaleleri yayımlanmıştır. Karahan ekonomi alanında pek çok yerli ve yabancı kongre, konferans ve seminerde de konuşmacı olarak bulunmuştur.

2014 yılından bu yana Yeni Şafak Gazetesi’nde düzenli olarak ekonomi yazıları kaleme alan Karahan, 2016 EBBÖ Ödülleri kapsamında “Yılın Ekonomi Yazarı” seçilmiştir. Karahan’ın ekonomik değerlendirmeleri, Roubini’s Economonitor, Dünya Gazetesi ve Derin Ekonomi gibi diğer bazı yayın platformlarında da yer bulmaktadır. Karahan ayrıca ulusal ve uluslararası çeşitli kanalların yanı sıra, TVNET’te MAKROSKOP programında ekonomi yorumculuğu yapmaktadır.

Bu ayki Derin Ekonomi dergisi için “Çin Rüyası” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Konunun özü, Çin Komünist Partisi Kongresi’nde Xi’nin yapmış olduğu 3,5 saatlik hitabın dünyaya saçtığı güçlü mesajlardı. “Yeni bir çağ inşa etmenin” engin detaylarını saatlere sığdıramayan konuşmanın, halkın refahını artırmayı vurgularken Çin’i dünyanın merkezine aldığını da söylemek mümkün.

Geçtiğimiz Cuma bu köşede kaldığımız yerden devam etmek için bu detayı hatırlamak gerekiyor. Zira Çin’in, Xi’li yeni dönemde küresel hâkimiyetini artırma eğilimi güçlü bir şekilde devam edecek. Asya’nın giderek daha merkezi bir hal alacağı geleceğin dünyasında, Çin büyük bir hevesle kollarını dünyaya açmayı sürdürecek. Elbette taze Trump ziyaretinin açıkça gösterdiği üzere, ABD de bölgedeki varlığına önem vermek zorunda kalacak.

Indo-Pasifik açılımı- II

Indo-Pasifik açılımı- II

Haber Merkezi


Bununla birlikte, bugün liderlerin yaklaşım tarzı arasında oldukça büyük bir fark göze çarpıyor: Xi bu doğrultuda küreselci bir tutumu öne çıkarırken, Trump “America First” söylemini öncelemeyi tercih ediyor. Ve Trans-Pasifik Ortaklığı’ndan çekilmek suretiyle başlattığı bu politikayı, Indo-Pasifik olarak adlandırmayı benimsediği bölgedeki ülkeler özelinde de şekillendirmeyi amaçlıyor.

AMERICA FIRST

İşte Trump’ın geçtiğimiz günlerde şaşaalı ve keyifli bir biçimde ağırlandığı Çin’de de bu tarzı takındığına şahit olduk. Nitekim ikili ajandanın tepesinde Kuzey Kore tehdidinin yanı sıra yer alan “ticaret” bahsi, yine Trump’ın iğneli sözleriyle açılıp kapandı. ABD’nin en büyük ticaret açığı verdiği Çin gibi bir yerde elbette bu söylemler artık kimseye garip gelmezken, Başkanın altını çizdiği hususlar arasında Pekin’in uyguladığı rekabet gücünü gölgeleyici kısıtlamalar da yer aldı.

250 milyar dolarlık ticaret ve yatırım anlaşmalarının da imzalandığı ABD-Çin buluşması özellikle Xi’nin çizdiği yapıcı perspektifle olumlu sonuçlansa da, Trump’ın hemen sonrasında Vietnam’daki APEC CEO Zirvesi’nde bolca sarf ettiği “America First” vurgusu, bölgenin bu gerçekle yaşaması gerektiğini herkese yeniden hatırlattı.

Zira ABD Başkanı bölgedeki aktörlere açık açık, ülkesinden faydalanılmasına bundan böyle izin vermeyeceğini haykırdı. “Siz nasıl ülkenizi önceliyorsanız, ben de aynısını yapacağım” şeklinde izahat verirken ise, artık herkes ayağını denk alacak demeye getirdi.  Örneğin bu kapsamda, Vietnam’ın ABD tarım ürünlerine uyguladığı ticaret engellerini kaldırma taahhüdünden memnuniyet ve övgüyle bahsetti.

Trump’a göre, artık sadece kurallara göre oynayanlar ABD’nin yakın ekonomik partneri olabilecekken, birlikte gördükleri Indo-Pasifik rüyasının gerçekleşmesi de ancak buna bağlı olacak. Bu ise ister istemez, Çin’in bölgeye sunduğu daha cömert yaklaşımı akıllara getiriyor, getirecek.

DENİZDEKİ TARTIŞMA

Öte yandan Çin etkisi, cazip olduğu kadar netameli meseleleri de beraberinde taşıyor. Bunların başında ise, enerji yataklarına sahip kritik bir güzergâh olan Güney Çin Denizi konusu geliyor malum. Hatta Vietnam ziyaretinde iki lider arasında ele alınan konu, Trump’ın son durağı olan Filipinler’de düzenlenen ASEAN görüşmelerinin ajandasında da yer aldı. ABD Başkanı ise bu kapsamda, bölge ülkelerinin barışçıl bir zeminde çözülmesini istediği probleme el atma ve aracı olma isteğini açıkça ortaya koydu.

Ben yazının sonuna gelirken Filipinler’deki görüşmeler sürmekteydi. Bu arada Trump’ın bugün nihayete eren ziyaretinde, Hindistan lideri Modi ile de bir araya geldiğini atlamamak gerek. Şu çok ses getiren “Indo-Pasifik” açılımının anlam ve önemine istinaden…

SON DAKİKA

#title#

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz. Beni Haberdar Et